İMANIN KUVVETLENMESİ
“Lâ ilâhe illallah, Muhammedü’r-Resûlullah” kelimesini söyleyen herkes İslâm dairesi içerisine girmiş olur.
Bu kelimeyi söylemek demek, Allah’ın varlığı ve birliğine bütün gönlüyle inanmak, Onun Resûlünü ve Allah’tan getirdiklerini de tereddütsüz kabul etmek demektir.
İmanın sıhhatli, tam bir iman olabilmesi için bu şarttır, imanın kuvvetlenmesi ve olgunlaşması da onun gereklerini yerine getirmekle olur.
Nasıl bir öğrencinin herhangi bir fakülteye kaydını yaptırması, o okuldan mezun olması için yetmiyor, gereklerini de yerine getirmesi gerekiyorsa, “inandım” diyen insanın da inancının gereklerini yerine getirmesi, dinin emirlerine uyup yasaklarından kaçınması kadar daha tabiî birşey olamaz. Bu suretle o imanını koruma altına alacak, onu ahlâk ve faziletle besleyecektir.
Aksi halde hayatımızın en mühim gâyesi olan îmanımızı koruma nasıl mümkün olacaktır? Akla ve kalbe hücum eden yüzlerce şüphe okuna karşı tahkîkî îman ve amelden bir zırh yapmazsak korunmamız son derece güçleşir.
İmanımızı güçlendirmek için Kâinat kitabını okuyabiliriz. Atomdan galaksilere, tabiat kanunlarından unsurlara, canlılardan cansızlara kadar her şey imanımızı güçlendiren bir delildir.
İmanı kuvvetlendirip derecesini yükseltmenin vasıtaları bilgi-ilim, tefekkür, gözlem, araştırma, mânevi antreman, tekrar ve ispattır.
İman mahalli kalb olduğuna göre; kalbî meselelere ağırlık vermeliyiz.
(Dünyadaki Cennet-Şaban Döğen-Gençlik Yayınları)
***
İMAN IŞIĞI
Kâinatın ışığı insandır, insanın ışığıysa imandır. Kâinat galerisi “insan” eserindeki ilahi sanatları ortaya çıkaran zemin, iman aydınlığıdır.
İman ışığı, insanın üzerindeki manidar ve hikmetli yazıların okunmasını sağlar. Bu aydınlık sayesinde insan, manalarını cömertçe sunan okunaklı bir kitap hâline gelir. İnsanın varlığını anlamlı kılan şey, işte bu aydınlıktır. Onun dünyadaki duruşunu anlamlı ve hikmetli kılan da budur. Bu ışık, insanı “boş yere var olma” ithamından büsbütün kurtarır.
Banknotun ham madde açısından değeri düşüktür. Onu bir kâğıt olarak versek karşılığında çok az şey alabiliriz. Ama o, üzerindeki yazı, özel mühür vb. özellikleri nedeniyle bir kâğıt parçasının binlerce kat üstünde bir kıymettedir, işte, iman da insanın üzerindeki ilahi yazı, mühür ve imzaların okunmasıdır ki onun gerçek değerinin anlaşılması, ancak ona böyle bir aydınlıkta ve bu ilahi imzalar eşliğinde bakıldığında mümkün olabilir.
İnsana iman ışığında baktığımızda onun üzerinde yansıyan İlahi sanatları (özellikle ilahi isimleri) okuyabilmeye başlarız, insanın, ilahi isimlerin yansımalarının kendisinde merkezleştiği bir tecelligâh, şaheser bir ayna olduğunu ancak iman aydınlığı sayesinde görebiliriz.
İman sadece bir aydınlanma değildir. Aynı zamanda bir güçtür de… Evet, şüphe yok ki iman, insanı kuvvetlendiren bir şeydir. İnsanın mukavemetini yükselten, onu zorluklar karşısında dayanıklı kılan bir destektir. İman, en büyük ihtiyaçtır. Daima tekrar eden bir ihtiyaç… İman; iman ettim ya, bu iş tamam oldu, şimdi de başka işlere bakabilirim, diye düşünülebilecek derecede basit bir mesele değildir. Vaktin bir kısmını düzenli olarak ona ayırmaya, onu kuvvetlendirmek için her gün, her saat çaba sarf etmeye layık bir fazilettir.
Sahâbe-i kirâm hazretleri, birbirlerine rastladıkları vakit, “Gel, beraber yeniden iman edelim.” der, bir yerde oturup hemen imanla alakalı şeyler konuşmaya dururlarmış.
Kur’an-ı Kerimde “Ey iman edenler, iman ediniz!” (Nisâ, 136) buyurulur.
Zaten iman etmiş olanın bir daha iman etmesi ne ola ki?
Bu ayet, pek çok âlim tarafından şöyle yorumlanmıştır:
İman, sürekli yenilenmesi ve güçlendirilmesi gereken bir şeydir. Çünkü imanın mahalli olan kalp sürekli değişir ve bu nedenle onun her değişim sonrasında yeniden imana ermesi gerekir. Zaten kalp kelimesi de “sürekli değişip duran” manasına gelir. Peygamber Efendimiz (sav) de “Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım, kalbimi dinin üzere sabit kıl.” diye dua buyurmuştur. (Sen Derviş Olamazsın-Mecit Ömür Öztürk-Timaş Yayınları)
İmanı kuvvetlendirmenin ve muhafaza etmenin yolu îman hakikatlerini tahkikî bir surette ders veren, akla gelebilecek her türlü şübhe ve vesveselere cevap veren îmanî eserleri okumak ve devamlı îmanî konularda sohbetler yapmak suretiyle olur. Kuran’ı okuyun ve anlamı üzerinde düşünün.
İMANI KORUMA VE KUVVETLENDİRME DUALARI
“Rabbimiz! Bizi hidayete erdirdikten sonra kalplerimizi eğriltme. Bize katından bir rahmet bahşet. Şüphesiz Sen çok bahşedensin.” (Âl-i İmrân Sûresi 8)
“…Rabbimiz, biz îman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azâbından koru.“ (Âl-i İmrân Sûresi 16)
“Rabbimiz! İndirdiğine inandık ve Peygamber’e uyduk. Şimdi bizi (birliğini ve peygamberlerini tasdik eden) şahitlerden yaz.“ (Âl-i İmrân Sûresi 53)
“…Ey Rabbimiz! Üzerimize sabır yağdır ve müslüman olarak bizim canımızı al.” (A’raf Sûresi 126)
“…(Ey Rabbim!) Beni müslüman olarak vefât ettir ve beni sâlihler arasına kat!” (Yusuf Sûresi 101)
“…Ey Rabbimiz! Biz inandık, bizi bağışla, bize merhamet et, Sen merhamet edenlerin en hayırlısısın.” (Mü’min Sûresi 109)
“Allâh’ım! Sen’den, katından vereceğin öyle bir rahmet istiyorum ki, onunla kalbime hidâyet, işlerime nizâm, dağınıklığıma tertip, içime kâmil îman, dışıma amel-i sâlih, amellerime temizlik ve ihlâs ver, rızâna uygun istikâmeti ilhâm et, ülfet edeceğim dostumu lûtfet ve beni her türlü kötülüklerden koru!
Allâh’ım, bana öyle bir îman, öyle bir yakîn ver ki, artık bir daha küfür (ihtimâli) kalmasın. Öyle bir rahmet ver ki, onunla, dünya ve âhirette Sen’in nazarında kıymetli olan bir mertebeye ulaşayım.” (Tirmizi, Deavât 30/3419)
“Ey kalpleri hâlden hâle çeviren Allâh’ım! Benim kalbimi dîninde sâbit kıl!” (Tirmizî, Kader 7, Daavât 90, 124)
“Ey kalpleri yönlendiren Allahım! Kalplerimizi sana itaate yönelt!” (Müslim, Kader 17)
“Allahım! Kötü ahlâklı olmaktan, fena işler yapmaktan ve yanlış inançlara sapmaktan sana sığınırım.” (Tirmizî, Daavât 126)
“Allah’ım! Senden iman içinde sağlık, güzel ahlâk içinde iman, peşinden rahmet, âfiyet, mağfiret ve rıza gelen bir kurtuluş istiyorum.” (Hâkim, De’avât, No: 1919)
Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
“Kimin son sözü, “Allah’tan başka ilah yoktur” (La ilahe illallah) cümlesi olursa, o kişi cennete girer.” (Ebû Dâvûd, Cenâiz 20)
Amentü Duası
“Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah’tan olduğuna iman ettim. Ölümden sonra diriliş gerçektir. Allah’tan başka ilâh olmadığına, Muhammed’in onun kulu ve elçisi olduğuna şahadet ederim.”
Videolar:
