İMAN VE TEFEKKÜR
Dünya, adeta bir uçaktır. Dağları, denizleri üzerine doldurmuş, asırlardan beri güneşin etrafında uçmaktadır. Bunun yakıtı, yönetimi nasıl sağlanır? Uçaklardaki muazzam işleyiş düzenine hayran olan insan, sinekleri, dünyayı ve gezegenleri birer uçak gibi yaratan Allah’a iman etmek zorundadır. Zaten ilim ve teknoloji insanın imanına güç katar.
İnek ve koyun gibi hayvanlar, otlarken seçerek yerler. Her yeşili yeselerdi zehirleneceklerdi. Allah o hayvanların burnuna ve ağzına öyle bir laboratuvar koymuş ki, zehirli olan otla olmayanı hemen ayırabiliyor, böylece hayatlarını devam ettiriyorlar.
Kediler ot yemeye başlayınca anlarız ki, hastalanmışlar. Hatta bazı kediler, evden dışarıya çıkar, bağlara bahçelere giderler. Yüzlerini bazı otlara sürerler. Dikkat edilirse bu hayvanların gözleri hastadır. Yüzlerini sürdükleri otlardan şifa bulur, hayatlarını devam ettirirler.
Bir kış günü yatağa girdiğimizde soğuk yatağı ısıtmak için, yorganı başımıza çekeriz. Tahminen beş dakika sonra, yorganı açarız. Çünkü yorganın içine dolan karbondioksit, bizi zehirlemek üzeredir. Kendi nefesimiz, kendimizi öldürebilir. Milyonlarca insan ve hayvan, karbondioksit vermektedir. Buna sobaları, .ocakları, fabrikaları da ekleyiniz. Hava kirliliği had safhaya yükselir. Hatta insanlar yaşayamaz bir duruma gelirler. Allah kullarını bu kötü durumdan kurtarmak için bitkileri yaratmıştır. Onlar nefes alırken oksijen verme özelliğine sahiptir. Birçok canlının verdikleri nefes havayı kirletirken, bitkilerin verdiği nefes havayı temizlemektedir. Bu nizamı Allah’tan başkası kuramaz.
Şehirlerde hava kirliliği artarken, dağlarda hava çok temizdir. Rahman ve Rahim olan Allah, rüzgâr çıkarır, havanın kirliliğini dağların zirvesinde temizler ve şehirlere gönderir.
Tabiat bir kitaptır, kâtip olamaz. Tabiat bir nakıştır, nakkaş olamaz. Tabiat bir sanat eseridir, sanatkâr olamaz. Tabiat ne kadar büyük olursa olsun, “Allahu Ekber” ibaresinin yanında küçük kalır.
İmansız insan olmaz. Her insan mutlak bir şeye inanır. Kimisi Allah’a inanır. Kimisi de başka bir şeye…
BİZ YERİ BİR DÖŞEK YAPMADIK MI?
6.Elem necalilerda mihada
6.Biz yeri bir döşek yapmadık mı?
Yüce Allah bir başka âyette şöyle buyurmaktadır:
“O Rabbinize ibâdet edin ki yeryüzünü size bir döşek… yaptı.” (Bakara, 2/22)
Yeryüzü Bir Beşik
Mihâd kelimesi, beşik mânâsına da gelir. Çünkü çocuk için beşik neyse, yer de insanlar için odur. Kur’ân’ın, konuyla ilgili birçok yerinde “firaş” (döşek) kelimesi kullanılmış olmasına rağmen, bu ayette “mihâd” (beşik) kelimesi kullanılmıştır. Böyle bir ifade yoluyla insanoğlunun tıpkı bir bebek gibi yeryüzünde rahat ettirildiği anlatılmak istenmektedir. Oysa yeryüzü, uzay içerisinde boşlukta durmakta ve saniyede 30 kilometre hızla hareket etmektedir. Arzın içinde bulunan sıcaklık, taşları dahi eritecek güçtedir. Nitekim arz, ara sıra lavlarını dışarıya püskürterek bu gücünü hissettirmektedir. Ancak bu dehşet verici tehlikeye rağmen Allah Teâlâ, insanlar için yeryüzünü bir istirahat yeri kılmıştır. Dolayısıyla insanlar onun üzerinde herhangi bir tehlikenin farkında olmaksızın dolaşmakta, uzayda baş aşağı durmalarına rağmen düşmeden gezebilmektedir.
Yine yeryüzü, bir silahtan çıkan mermiden daha hızlı dönmesine rağmen, insanlar yeryüzünde herhangi bir problemle karşılaşmadan ekip-biçebiliyor ve birçok nimetler elde edebiliyorlar. Bu âyette, bazen küçük sarsıntılarla (depremlerle), gücünü gösteren korkunç bir varlığın üzerinde bulunduklarını ve Allah’ın bu korkunç varlığı onların emrine verdiği kendilerine hatırlatılmaktadır.
Âyette “beşik” ifadesinin kullanılması, canlıların, özellikle de en nazik ve nazlıları olan insanoğlunun, narinliğine, âcizliğine ve güçsüzlüğüne rağmen, tıpkı nazlı bir bebek gibi şefkat ve merhametle bakılıp gözetildiğine, emrine verilen bunca canlı cansız varlık ve kütlelerin onun kendi güç ve kuvvetiyle, zekâ ve kurnazlığıyla değil, âcizlik ve ihtiyacına binaen, yalvarsın, dua etsin ve kulluğunu bilip ifa etsin diye sağlandığına işarettir. (Nebe Suresi Tefsiri)
Videolar:
*(Bizi Seven Var 73. Video “Hiç Düşündünüz mü-Tefekkür-Yolyordam 3 Dk“ 6.Sınıf 6.Ders)
