Featured Video Play Icon

Bizi Seven Var 76. “Allah’ın Varlığı-Acaba Hangi Pergel?” 7.Sınıf 14.Ders

ALLAH’IN VARLIĞI

“Varlığın bilmeye ne hâcet kürre-i âlem ile,

Yeter ispatına halkettiğin bir zerre bile”

Şinasi

***

Yunusumuzun dediği gibi:

“Yerden göğe küp dizseler,

Altından birini çekseler,

Seyreyle gümbürtüyü, seyreyle.”

Elbette böyle intizamlı, nizamlı, tesbih tanesi gibi dizilen kâinat, kendi kendine var olamaz. Her sanat sahibi eseriyle tanındığı gibi, Allah da eserleriyle tanınır. Her eser kendisini bir yönüyle gösterirse, ustasını ve yapıcısını binlerce yönüyle gösterir. Yani O’nun maharetini, ilmini, hayatlılığını, birçok özelliklere sahib olduğunu ilan eder. Elbetteki usta, bir şeyi yapan yaptığı şeye benzemez. Onun cinsinden de değildir. Nitekim araba yapan arabaya, sobayı yapan sobaya benzemediği gibi.. Birçok yönleriyle onlardan ayrılmakta, ancak özellikleriyle bilinmektedir.

Evet, Allah vardır. Her şey onun varlığının delili ve şahididir. Allah yoktur, diyebilmek için, bütün kâinatı ince elekten eler gibi elemek lazımdır ki, yokluğuna bir delil olmak üzere bir şahid olsun.

Bir köy muhtarsız olmaz, bir iğne ustasız olmaz. O halde nasıl olurda bu koca âlem ustasız ve sahibsiz olur? Elbette bir ustası vardır. Oda Allah’tır. Her sanatın bir sanatkârı, her fiilin bir fâili, yapıcısı olduğu gibi, bu âleminde bir yapıcısı vardır. Oda Allah’tır.

Her kitap bir kâtibin olduğunu gösterdiği gibi, şu koca kâinatta elbette kendi kâtibini bizlere ve gözlere gösterir ki; O kâtibte Allah’tır.

En küçük bir işin dahi yapanı olmaması nasıl mümkün değilse, elbette bu intizamlı, büyük, sanatlı kâinatın dahi bir ustası olacaktır. Bir yapıcısı, idare edip yaratanı olacaktır ki, O da Allah’tır.

Nasıl ki bir evin bir usta tarafından yapıldığını biliriz. Aynen böylede, şu dünya evi dahi bir usta tarafından yapılmıştır ki, Oda Allah’tır.

Basit bir naylon çiçeğinin dahi nasıl ki gören, işiten, hayat sahibi bir ustası var ise, baharda açan canlı çiçeğinde bir yapanı vardır ki, O da Allah’tır.

Dünyamızı intizamla, güneş, ay ve yıldızları birbirine çarptırmadan idare eden elbette birisi vardır ki, O da Allah’tır.

Nitekim trafiğin kalabalık olduğu bir yere habersiz yukarıdan bakan başka dünyalı birisi, arabaların kendi kendine hareket ettiğini söylemesi nasıl mânasız ise, aynen onun gibide, şu uzay boşluğunda gezen binlerce gezegenlerde kendiliklerinden hareket etmemektedirler. Elbette onları hareket ettiren bir güç ve kuvvet vardır ki, O da Allah’tır.

Dünyada bulunan ağaç ve meyve gibi şeylerin birbirine benzemesi, hayvanlardaki benzerlik yani Türkiye’deki koyunlar ile Mekke’deki koyunların bir olması, onlara basılan mührün aynı oluşu, onların yaratıcılarının da bir olmasını gerektirir. Yani Türkiye’deki meyveleri yaratan kim ise, dünyanın diğer yerlerindeki meyveleri de yaratan O’dur. İşte Oda Allah’tır.

Nasıl ki bir fabrikadan çıkan malların üzerinde nereye ait olduğunu belirten ‘Made in Türkiye’ gibi -Türk malı- yazılı ise; her göz sahibi ibretle baktığı zaman toprak gibi basit bir fabrikadan çıkan, tabiattaki bütün maddelerin üzerinde de ‘Made in Allah’ –Allah yapısı’ yazdığını akıl, kalb, vicdan gözüyle görebilir ve anlayabilir. Her bir varlığın diğer varlıklarla sıkı ilgisi vardır. Yani insan her şey ile alakalıdır. O halde insanı yaratan kim ise, baharı, dünyayı, güneşi, havayı, yıldızları ve her şeyi yaratanda o olması gerekir. Oda Allah’tır.

Senelerden beri güneşi gaz yağsız, bitmeden, tükenmeden yandıran, onu boşlukta döndüren elbette birisi vardır ki, O da Allah’tır.

Allah’ı tanıyan ve itaat eden zindanda dahi olsa bahtiyardır, talihlidir, huzurludur. Onu unutan saraylarda dahi olsa zindandadır, bedbahttır, talihsiz ve mutsuzdur.

ALLAH’IN VARLIĞI

“Güneş niçin doğuyor?”

“Mevsimler niçin gelip geçiyor?”.

“Boşlukta dönen milyonlarca yıldızın işi ne, dünya denen gezegen üzerinde yapılan yolculuğun acaba anlamı ne?”

“Çiçekler niçin rengârenk açıyor?”

“Ağaçlar niçin meyve veriyor?”

Gerçek “Nasıl?” da değil, “NİÇİN?” de gizlenmiştir.

Güneşin meyveleri olgunlaştırdığını görüp, fakat bu işi “niçin yaptığı” sorusuna cevap aranılmazsa, bu bilgi eksik bir bilgi olarak kalır.

Mevsimlerin meydana gelmesi için; 1.083.319.780.000 km3 hacminde olan dünya, güneşin etrafında 23 derece bir eğimle döner. Takvimcilik yapması için ay da dünyanın etrafında döner.

Hesabı kim yapıyor? Kim çiziyor bu dakik, bu hassas yörüngeyi?

ACABA HANGİ PERGEL?

Bir oksijen çadırı gerilmiş üstümüze.. Günde 23040 defa nefes alıp veririz. Bir nefesin ardından hemen öbür nefes gelir; yani insan tam ölüyorken dirilir.

Kalp ise günde 103389 defa atar, durup dinlenmeden vü­cuda kan pompalar, günde 6000 litreye ulaşır toplam miktar.

Normal bir insan vücudunda her saniye 8 milyon hücre ölür, aynı anda o kadar hücre yeniden yaratılır.

İnsan beyni 10 milyar sinir hücresini kapsar. Bu hücrelerin her biri diğer hücrelerle 25.000 bağlantı kurar.

Bir insanın kan damarlarının uzunluğu 80.000 kilometredir.

İçimizde nehirler akıyor, laboratuvarlar kurulmuş, fabrika­lar, motorlar çalışıyor. Vücudumuz ne yapacağını, dünyanın bütün bilim adamlarından daha iyi biliyor.

BÜTÜN BUNLARA “BANA NE?” DİYEBİLİR Mİ İNSAN?

Videolar:

*(Bizi Seven Var 76. Video “Kim Bu İnsan Şems Orak-Çatı Katı 4 Dk” 7.Sınıf 14.Ders)

*(Bizi Seven Var 76. Video “Ölmeden Bu Videoyu İzleyin!-Çınaraltı 5 Dk” 7.Sınıf 14.Ders)