ALLAH’IN VARLIĞI VE BİRLİĞİNE DAİR SÖZLER
“Ormanda yolunu şaşıran ve kaybolan bir çocuk gibi, modern insan da kendi kurduğu dünyada başıboş bir şekilde dolaşmaktadır. Keyfi nereyi isterse oraya, gelişigüzel gidiyor. Yolumuzun üzerinde bize yasak bölgeleri gösteren işaretler yok. Onun için herkes farkında olmadan, hayat yapımızın fizyolojik ve zihinsel faaliyetlere, düşünce ve hareketlerimize izin verdiği sınırları aşabilir. Bu tehlikeden korunabilmemiz için sıkı bir kontrol şarttır. Bataklığa, kum fırtınasına ve diğer felâketlere yakalanmamanın başka çaresi yoktur. Tehlikeli bir yolculuk olan hayatımız için bir yol kanununa ve bir rehbere ihtiyacımız vardır.” (Dr. Alexis Carrel)
“Bana filozofların değil, peygamberlerin verdiği Allah gerek!..” (Pascal)
“Allah inancı, doğuştan sahip olduğumuz, sanatçının eserine koyduğu imza gibi, doğduğumuz andan itibaren içimizde var olan bir şeydir.” (Descartes)
Ünlü filozof Kant Allah’ın varlığını şöyle açıklıyor:
“Doğuştan kör olanlarda karanlık kavramı yoktur. Fakir kişi de, serveti olmadığı için, iflas kavramını bilmez. Cahil de ilimsiz olduğu için, cahillik kavramını bilecek halde değildir. Halbuki bütün insanların ruhunda, ezeli, ebedi ve kudretli bir zat tasavvuru vardır. Eğer o zat olmasaydı, biz onu tasavvur edemezdik. Mademki böyle bir tasavvurumuz ve bilgimiz var, bu zat da vardır ve o, Allah’tır.”
Fiil-Fail
“İnsanî aktivitelere inanıp, insanların varlığına inanmayan birisi var mıdır dünyada?
Atların yaptığı işlere inanan fakat atlara inanmayan biri olabilir mi?
Veya müziğin varlığına inanıp müzisyenleri inkâr eden birisi olabilir mi? Hayır dostum yoktur.” (Eflatun-Sokrates’in Savunması-Şule Yayınları)
“Bu büyük ve muhteşem evren sizi etkiliyorsa, onun arkasındaki güç daha da etkilemeli. Özellikle sizin ona olan bağımlılığınız ile evrenin O’na olan bağımlılığını karşılaştırırsanız.” (Cat Stevens/Yusuf İslâm)
“Yaratıcı olmadan, yaratılan olmaz.” (Dr. Münir Derman)
“Başını kaldır, kendini tanıttırmak isteyen faal ve kudretli bir Zat’ın harika işlerine bak. Sen, başıboş olmadığın gibi, bu hadiselerde başıboş olamazlar. Her birisi çok hikmetli vazifeler peşinde koşturuluyorlar.” (Bediüzzaman)
“Allah’ı bilmeyen, dünyaya sarılır.
Dünyayı bilmeyen kuruntuya sarılır.
Yiğidi görmeyen ismine bayılır.
Güzeli görmeyen resmine bayılır.
Önünü görmeyen sonunda uyanır.” (Elmalılı Hamdi Yazır)
“Resim, nasıl olur da ressamıyla savaşır?” (Mevlânâ)
“Bilinçli ve idrak sahibi birinin yönetiminde olmadıkça, bilinçten yoksun hiçbir şey, bir hedefe yönelemez; bir ok, örneğin bir okçuya gerek duyar.” (Thomas Aquinas)
“Allah’ın varlığı, bir hakikati ifade eden geometrik teorilerden daha hakikidir.” (Descartes)
“Kuşlar yıldızlara bakıp gidecekleri yolu bulabilsin de, güneşlerin aydınlattığı şu kâinatta, insan Rabbine giden yolu bulamasın, hayret!” (Dr. Hüseyin Demirkan)
Kuşlar uçmayı kimden öğrenmiş?
Balını sevdiğimi arıya kim söylemiş.
Kim öğretmiş balıklara yüzmeyi?
Gök kuşağını kim yazar bir renk şarkısı gibi?
Güneş nasıl doğar her gün?
Geceyi kim örter üstümüze yorgan gibi?
Yıldızları çakan kim gökyüzüne nokta nokta?
Gözlerimi takan kim ışıl ışıl?
Denizleri dolduran kim yeryüzüne?
Tuzunu kim katar içine?
Kim çakar şimşekleri kibrit gibi?
Bahar halısını kim serip, kim kaldırır ayağımın altından?
Yağmurları kim serper damla damla?
Çiçekler nereden alır renklerini?
Kim öğretir açmasını?
Onlar okula gitmez ki!
Çocukluk bu ya… Sorardım işte…
Soramayan büyüklere inat… (Sedat Turan)
“Bebek kendisini kimin beslediğini, kimin ısıttığını, kimin baktığını bilmez; ama bunu yapan birisi olduğunu bilir, dahası kolları arasında durduğu gücü sever.” (Tolstoy)
“Bilge bir adama, “Tanrı’nın var olduğunu nerden biliyorsun?” diye sordular. O da, “Güneşi görmek için meşaleye ihtiyaç mı var?” diye cevapladı.” (Doğu Bilgeliği)
“Hiçbir şey amaçsız var olmuyor. Demek benim varlığımın da bir gayesi var. Hangi gaye? Bilmiyorum bunu. Demek ki belirleyen ben değilim. Demek benden daha bilgili birisi belirliyor onu. Öyleyse bu birisine beni aydınlatması için yakarmam ve dua etmem gerek. Tutulacak en iyi yol bu…” (Baudelaire)
“Anladım işi, sanat Allah’ı aramakmış;
Marifet bu, gerisi yalnız çelik çomakmış…”
(Necip Fazıl Kısakürek)
Videolar:
*(Bizi Seven Var 52. Video “ALLAH’ın Varlığına Bir de Bu Pencereden Bak!-Uğur Akkafa 10 Dk” 8.Sınıf 10.Ders)
