ÖYLE İSE KİMLER AKILLI?
Her fert akıllı geçiniyor ama gerçekte kimler akıllı acaba? “Akıllı, çok akıllı” ne demek? “Akıllı insan” kimlere denir? Baktıklarını göremeyen, bakıp da anlamayan bile akıllı geçiniyor. Arkasına dönüp düşünemeyen, önünü göremeyen, ne yaptığını bilemeyen de akıllı geçiniyor. Kendisinin kime ait olduğunu dahi bilmeyen, niçin yaşadığından habersiz, hayatın, et-kemikten İbaret olduğunu zannedenler de akıllı olduklarını iddia ediyorlar. Nereden geldiğinin, niçin geldiğinin ve nereye gittiğinin farkında olmayanlar bile akıllılıktan dem vuruyorlar…
Uçağa bindiniz, uçuyorsunuz. Birisi kulağınıza eğildi:
-Uçağa nereden bindiniz?
-Bilmiyorum!
-Uçağa niçin bindiniz?
-Bilmiyorum!
-Peki… siz nereye gidiyorsunuz?
-Bilmiyorum!
Bu soruları, kamyonla seyahate çıkmış bir hayvana sorsaydık, bundan farklı bir cevap alamazdık!.. “Bilmiyorum” dan başka bir şey bilmeyen de kendisini akıllı (!) sanıyor!..
Dünyamız dev bir uçak değil mi? Bizi bu uçağa kim bindirdi? Ve niçin bindirdi? Bununla nereye gidiyoruz? Bunları bilmeyen ve neticeyi hesaba katmadan yaşayanlar da akıllı öyle mi?
Yolculuk yapıyordunuz. Dalmışsınız. Ve dev bir villanın kapısındasınız. Arabadan indiniz. Villa çok mükemmel, gözleriniz kamaştı ve çok sevdiniz. “İçeriye buyur” dediler. Buyurup o hayattan bir yudum içtiniz, öyle bir zevk almışsınız ki, her gördüğünüze “BENİM” diye yapışıverdiniz. Derken, villaya sarıldınız, “Bu da benim” diye bağırıyorsunuz. Gücünüz yetse, başkalarını içinden hemen çıkarıp atacaksınız.
Bütün bunları, çok akıllısınız (!) da ondan yapıyorsunuz değil mi? Hem de süpersiniz (!) Öyle mi? Vah zavallı vah!.. Villayı sahipsiz zanneden bunak! Hâlâ kendini akıllı mı sanıyorsun? Bütün bu varlığı sahipsiz sanmak… Yolda bulduğumuzu hayal etmek… Sonra da akıllılıktan dem vurmak… Olacak şey midir? Siz söyleyin…
***
AKILLI ADAM
Erzurum’da tıp okuyan Ali Bey bir arkadaşıyla birlikte yanıma geldiler. “Hocam bu pederimdir. Ankara’da oturuyor. Sizleri ziyarete geldi. Bende hoşâmedi ettim. “Buyurun” dedim.
Ali Efendinin babası medresenin sağına soluna bakarak:
“Hocam, burada yalnız başına neyi bekliyorsunuz?” dedi.
Ben de cevaben “Akıllı adam bekliyorum” dedim ve sustum. Bir süre sessiz kaldı. Sonra “Nasıl akıllı bir adam?” dedi.
Ben de:
“Akıllı adamı mı soruyorsun?
Akıllı adam; yarınını bugünden, kışını yazdan, ahiretini dünyada düşünen, dünyaya nereden ve niçin geldiğini ve nereye gideceğini bilen adamdır” dedim.
Baktım ki gözlerinden yaşlar aktı.
“Acaba bizim halimiz ne olacak? Biz hep dünyaya dalmışız.”
Ona cevaben dedim:
“Allah (cc) dünyayı isteyene dünyayı, ahireti isteyene ahireti, hem dünyayı hem de ahireti isteyene her ikisini birlikte verir. Evet, akıllı adam dünya ve ahiretini mamur eden ve Allah’a böylece yürüyendir.” (Hayatım Hatıralarım-Mehmet Kırkıncı-Zafer Yayınları)
Videolar:
*(Bizi Seven Var 5. Video “Birinci Kareye Geri Dön’ Neredeyim-Niçin burdayım Yolculuk Nereye 7 Dk” 7.Sınıf 1.Ders)
